DOLAR 47,2002 % 0.06
EURO 53,8669 % -0.08
STERLIN 63,1502 % -0.39
FRANG 58,0917 % -0.25
ALTIN 6.174,56 % 1,57
BITCOIN 66.721,30 3.287
reklam

Uzmandan Dev Çekirge Uyarısı! İstanbul’daki Görüntüler İstila Değil, Panik Yapmayın

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Ormancılık Meslek Yüksekokulu’ndan Dr. Ergün Bacak, sosyal medyada gündem olan büyük çekirgelerin “istila” oluşturmadığını belirterek, vatandaşların panik yapmaması gerektiğini söyledi. Uzman isim, çekirgelerin evlere besin aramak için değil, yapay ışıklara yöneldikleri için girdiğini açıkladı.

Yayınlanma Tarihi : Google News
Uzmandan Dev Çekirge Uyarısı! İstanbul’daki Görüntüler İstila Değil, Panik Yapmayın

İstanbul’daki Dev Çekirgeler Sosyal Medyada Gündem Oldu

Son günlerde özellikle İstanbul’un bazı ilçelerinde görülen büyük çekirgeler sosyal medyada geniş yankı uyandırırken, uzmanlardan konuya ilişkin açıklama geldi.

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Ormancılık Meslek Yüksekokulu Ormancılık Bölümü Avcılık ve Yaban Hayatı Programı Başkanı Dr. Ergün Bacak, vatandaşların görüntüler nedeniyle endişeye kapılmaması gerektiğini belirtti.

Dr. Bacak, sosyal medyada paylaşılan çekirgelerin büyük bölümünün beyaz yüzlü çalı çekirgesi (Decticus albifrons albifrons) olduğunu ifade etti.

“Bu Bir Çekirge İstilası Değil”

Yaklaşık 5-6 santimetre uzunluğa ulaşabilen bu türün iri yapısı nedeniyle dikkat çektiğini belirten Bacak, kamuoyunda oluşan “çekirge istilası” algısının gerçeği yansıtmadığını söyledi.

“Bu tür istila yapan bir çekirge değil. Herkesin evine belki bir ya da iki birey giriyor. Sosyal medyanın etkisiyle çok yoğun bir çekirge istilası varmış gibi bir algı oluşuyor ancak durum bu değil.”

Uzman isim, söz konusu çekirgenin çöl çekirgeleri gibi tarım alanlarına zarar veren türlerle karıştırılmaması gerektiğinin altını çizdi.

İstanbul'da görülen beyaz yüzlü çalı çekirgesi

Ekosisteme Katkı Sağlıyor

Dr. Ergün Bacak, beyaz yüzlü çalı çekirgesinin bitkiler ve diğer böceklerle beslendiğini, bu sayede doğal yaşamın dengesine katkı sunduğunu ifade etti.

Zaman zaman kendi türünün küçük bireylerini de tüketebilen bu canlıların insanlara zarar veren veya hastalık taşıyan bir tür olmadığını belirten Bacak, tarım ürünlerini yok eden zararlı çekirgelerle karıştırılmaması gerektiğini söyledi.

Evlere Neden Giriyor?

Uzmanlara göre çekirgelerin evlere yönelmesinin temel nedeni yiyecek aramaları değil, geceleri yapay ışıklara yönelmeleri.

Şehirleşmeyle birlikte doğal yaşam alanlarının daraldığını belirten Bacak, özellikle tarım alanlarıyla yerleşim bölgelerinin iç içe olduğu yerlerde bu karşılaşmaların daha sık yaşandığını ifade etti.

“Bu çekirge gece aktif olan bir tür. Normalde yıldızlar ve ay ışığını takip ederek hareket ediyor. Evlerdeki yapay ışıklar da onları kendine çekiyor. Evlere girmesinin nedeni besin araması değil, ışığa yönelmesidir.”

Sosyal medyada paylaşılan görüntülerin büyük bölümünün Silivri, Çatalca ve Arnavutköy gibi tarım alanlarının yoğun olduğu ilçelerden geldiği de belirtildi.

Vatandaşlara Uyarı: Çıplak Elle Tutmayın

Dr. Bacak, çekirgelerle karşılaşan vatandaşların panik yapmaması gerektiğini vurgulayarak, çıplak elle müdahale edilmesini önermedi.

Yanlış şekilde tutulmaları halinde kendilerini savunmak amacıyla ısırabileceklerini belirten Bacak, bunun yetişkinlerde ciddi bir sağlık sorunu oluşturmasa da çocuklarda acıya neden olabileceğini söyledi.

  • Çekirgeyi çıplak elle tutmayın.
  • Bir kavanoz veya plastik kap kullanarak yakalayın.
  • En yakın yeşil alana zarar vermeden bırakın.
  • Gereksiz yere öldürmeyin.

Yoğunluk Birkaç Hafta İçinde Azalacak

Uzmanlar, görülen yoğunluğun geçici olduğunu belirtiyor. Yaz aylarında erişkin hale gelen çekirgelerin sayısının doğal döngü nedeniyle arttığını ifade eden Dr. Bacak, bazı türlerde popülasyonun 5-6 yılda bir zirve yapabildiğini söyledi.

Mevcut yoğunluğun da bu doğal döngünün bir parçası olduğunu belirten Bacak, birkaç hafta içerisinde çekirge sayısında belirgin azalma beklendiğini, gelecek yıl aynı yoğunluğun görülmeyebileceğini ifade etti.

Uzmanlar ayrıca şehirleşmenin doğal yaşam alanlarını daraltmaya devam etmesi halinde insanlarla yaban hayatı arasındaki benzer karşılaşmaların gelecekte daha sık yaşanabileceğine dikkat çekiyor.