
15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan hain darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçti. Türkiye’nin demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçen o gecede sadece vatandaşlar değil, görev başındaki gazeteciler de büyük bir risk altında çalıştı. Tankların, helikopterlerin, savaş uçaklarının ve kurşunların arasında görev yapan basın mensupları, yaşananları saniye saniye kayıt altına alarak hem Türkiye’ye hem de dünyaya aktardı.

İlk İhbarla Birlikte Sahaya Koştular
O gece polis telsizlerinden gelen ilk anonsların ardından birçok gazeteci, yaşananların sıradan bir asayiş olayı olduğunu düşünerek olay yerine hareket etti. Ancak kısa süre içerisinde Boğaziçi Köprüsü, Çengelköy ve Beylerbeyi çevresinde yaşanan gelişmeler bunun planlı bir darbe girişimi olduğunu ortaya koydu.
Gazeteciler, darbeci askerlerin vatandaşlara silah doğrulttuğu anlardan itibaren görevlerini büyük bir özveriyle sürdürdü. Bariyerlerin arkasına sığınarak çekim yapan basın mensupları, F-16 savaş uçaklarının oluşturduğu sonik patlamalar ve helikopter saldırıları altında kameralarını kapatmadı.
“Vatandaşlar Geri Adım Atmadı”
O gece köprüde görev yapan gazetecilerden Oğuzcan Yazar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın milleti meydanlara davet eden çağrısından sonra sokakların kısa sürede dolduğunu belirtti. Vatandaşların tankların üzerine yürüdüğünü ifade eden Yazar, darbecilerin halkın kararlılığı karşısında başarısız olmaya başladığını söyledi.
Gazeteciler, şarjları tükenene kadar görüntü almaya devam ettiklerini, sabaha karşı teslim olan askerlerin görüntülerini kaydederek darbe girişiminin sona erdiğini belgelediklerini anlattı.

Kurşunların Arasında Haber Nöbeti
Anadolu Ajansı kameramanlarından Murat Koç ise köprüde yaşanan çatışmalar sırasında hedef gözetmeden ateş açıldığını belirterek, birçok kez ölüm tehlikesi atlattıklarını söyledi.
Koç, tank atışları sırasında yaşanan büyük patlamanın ardından çok sayıda vatandaşın hayatını kaybettiğine ve yaralandığına tanıklık ettiğini ifade etti. Yaralıların vatandaşlar tarafından motosikletlerle ve özel araçlarla hastanelere ulaştırılmaya çalışıldığını belirten Koç, o gece yaşananların hayatı boyunca unutamayacağı görüntüler olduğunu dile getirdi.
“O Gün Orada Öleceğimi Düşündüm”
Başmuhabir Hasan Hüseyin Kul ise özellikle helikopter saldırılarının en korkutucu anlar olduğunu söyledi. Köprünün ortasında helikopterlerin üzerlerinde uçtuğunu belirten Kul, “Askerlerden saklanabiliyorduk ama helikopter geldiğinde kaçacak hiçbir yerimiz kalmıyordu. O gün gerçekten orada hayatımı kaybedeceğimi düşündüm.” ifadelerini kullandı.
Gazeteciler, buna rağmen görevlerini bırakmayarak yaşanan her gelişmeyi kayıt altına almaya devam etti. Çektikleri görüntüler hem Türkiye’de hem de uluslararası basında geniş yer buldu.

36 Saat Aralıksız Görev Yaptılar
AA kameramanı Yunus Emre Günaydın ise yaklaşık 36 saat boyunca hiç durmadan görev yaptığını söyledi. O gece birçok arkadaşının yaralandığını, bazı tanıdıklarının ise şehit düştüğünü anlatan Günaydın, yaşadığı anların hafızasından hiçbir zaman silinmeyeceğini ifade etti.
Basın mensupları, eski telefonlarla ve sınırlı ekipmanlarla bile çekim yapmayı sürdürerek tarihin en önemli görüntülerinden bazılarını kayda geçirdi.
15 Temmuz’un Hafızasını Oluşturdular
Gazeteciler, darbe girişiminin başladığı ilk dakikalardan teslim görüntülerine kadar geçen tüm süreci belgeleyerek tarihe önemli bir tanıklık yaptı. Çektikleri fotoğraf ve görüntüler, 15 Temmuz’un unutulmaması ve gelecek nesillere doğru aktarılması açısından büyük önem taşıyor.
Basın mensupları, Türk milletinin hiçbir silahlı güce boyun eğmediğini, demokrasiye ve milli iradeye sahip çıktığını o gece bizzat gördüklerini belirterek, yaşananların bir daha asla tekrarlanmaması temennisinde bulundu.

15 Temmuz gecesi görev yapan gazeteciler, yalnızca haber peşinde koşmadı; canlarını hiçe sayarak Türkiye’nin demokrasi mücadelesine tanıklık etti. Aradan geçen 10 yıla rağmen hafızalardan silinmeyen o gece, objektiflere yansıyan karelerle yaşamaya devam ediyor.
